preload
Eyl 25

Bu yazı Apple’ın sessiz sedasız piyasaya sürdüğü ince zarif ve şık yeni iMac lerden almayı düşünenlerin dikkatine yazılmıştır. TEKRAR DÜŞÜNÜN.imamac2.jpg

Apple’ı Türkiye’ye ilk getirenin startejisinden mi? yoksa ayda bir format istememesinden mi bilinmez, Apple Macintoshlar, Türkiye’de grafiker bilgisayarı diye bilinir. Nitekim hemen her 10 grafiker, tasarımcı tahalisinin 7-8 inin de mac’ci olduğu da herkesce bilinir. Bu yazı Apple’ın sessiz sedasız piyasaya sürdüğü ince zarif ve şık yeni iMac lerden almayı düşünenlerin dikkatine yazılmıştır. TEKRAR DÜŞÜNÜN.

Ucuzladı ucuzlayacak Velitan Kirtişti, Tansu Yeğindi derken bir de gördük ki hiç sıradan bilgisayar kullanıcısının alabileceği seviyelere gelmedi tutkuyla sevdiğimiz macintoshlarımız. G5 işlemcili ucuz bir makina diyince aklımaza gelen ilk alternatif iMaclerdi. Aldık G5 lendik. Ve lakin intel çıktı mertlik bozulacak diye tirtir titrerken gördük ki bizim stabil işletim sistemine zehrini zerk edememişti intel. Baya baya adam gibi çalışıyordu yine bizim mac os x (mek oy es ten diyor bilkom ahalisi)

iMaclerin monitör kalitesi crt monitorlerin keyfini vermese de idare ediyordu bizcileyin. Gününün 8-10 saatini bilgisayarla 2 karış mesafede geçiren iMac kullanıcıları lcd nin göz yorucuğulunu gözlükleriyle tolere etmeye çalıştılar. (bunlardan biri de benim).

Amma ne olduysa geçtiğimiz hafta oldu. Aplle iMaclerin siyah çerçeveli, metalik kasalı, ince belli, tatlı dilli modelini piyasaya sürüverdi. Biz maccilerde rim rim rim diye yolunu tuttuk yeni iMacleri görebileceğimiz mekanların. Yetmedi satın aldık. Aldık büroya götürdük. 2 saat geçti gözlerimiz yaşarmaya başladı çünkü yeni monitörler ayna gibi parlıyor ışıl ışıl gözümüzü oyuyordu, 2 gün geçti baskıları yapan makinalar ağlamaya başladı. 3. günde patronlar bağırmaya. Çünkü renkler tutmuyordu. tamam belki profesyonel kalibrasyoncu değildik hiçbirimiz ama en azından yaptığımız tasarımın üç aşağı beş yukarı ne renkte çıkacağını iyi bilirdik. Artık tahmin bile edemiyoruz. 90 dereceden gözlerinizi kısarak ağzınızı hafif aralayarak ışığı tam üstten alırsanız renkler baskı rengine yaklaşıyor. yok eğer bu koşullardan birini ihmal ederseniz yandı gülüm keten helvası.

Şundan eminim ki yeni iMaclare 2 saatten çok bakmanın göz sağlığı üzerindeki etkileri herhangi bir Tıp fakültesinin göz bölümünde doktora konusu olmasa da incelenmeye değer bir vaka olacaktır. Diğer yandan cicili bicili pırıl pırıl ekranda renkleri otutturmak için verdiğiniz çabaların sonucu açınızı değiştirdiğiniz anda sizi hiç mutlu etmeyecektir.

Tasarım vesair işleri yapıyorsanız iMac alırken iki kere düşünün. iMac ya da Imamac işte bütün mesele bu…
*Önemli Not: Makaleninin içeriğini süsleyen tasarım için sevgili Selçuk Yılmaz‘a teşekkür ederim

Eyl 25

Bu yazım Şubat 2005 Tarihinde www.elmasuyu.net ve www.turkmac.com sitelerinde yayınlanmıştır.

Sizinki Hangi Mac ?

Apple kullanıcılarını diğer kişisel bilgisayar kullanıcılarından ayıran en temel özellik makinalarıyla aralarındaki yakınlaşma ve sevgidir. Genel olarak mac kullanıcıları makinalarını sever, ona önem verir, Bu önem vermenin asıl nedeni mac inin ona gösterdiği sadakat ve kullanım kolaylığının yanısıra mac lerin “insana yakın” bir cihaz olmısandan kaynaklanır. Tüm bunların dışında da genel olarak Apple kullanıcı profilini incelediğinizde macleri kullananların makinaları sayesinde yaşamsal ihtiyaçlarını kazandığını görürsünüz

Ancak uzun soluklu bu yol arkadaşlığnda maclerimiz hızlarından bir şey kaybetmeselerde “artık eskisi kadar hızlı” gelmezler bize.

İşte böyle durumlarda yeni bir mac ihtiyacı doğar. Yeni bir mac yeni bir dostluk yeni bir yol arkadaşı. Peki sizin içn doğru yol arkadaşı hangisi ? işte bu yazı yeni mac inizi alırken size bir yol rehber olmak amacıyla hazırlandı

Yeni bir mac alacağımızda sorulacak ilk soru mac imi hangi amaçla alıyorum olmalıdır ? Öyle ya internete girmek yada film izlemek yada benimde bir bilgisayarım olsun artık demek için mac alıyorsanız alacağınız makina asla bir G5 değildir yada ağır grafik tasarımlarıyla uğraşacaksanız emin olun eMac sizin için uygun bir makina değil.

Gelin kullanıcı tiplerini gruplayarak hangi mac hangi gruba uygundur birlikte karar verelim

Apple kullanıcılarını genel olarak şu başlıklar altında toplamak mümkün
Ev kullanıcıları,Yarı profesyonel kullanıcılar ve Profesyonel kullanıcılar
1-Ev kullanıcıları:
Adındanda anlaşılacağı üzere evde mac ini kullanan bilgisayar kullanma maksadı internet oyun ve yazı yazmak olan kullanıcılardır. Bu kullanıcılar için tavsiye edilebilecek en olağan ve hatta bence tek makına (çok şükür ki çıktı) macminidir. Henüz Türkiye için satışa sunulmayan bu makina çıkmamış olsa idi tavsiye edebileceğim tek makina G4 bir iMac olacaktı . Peki neden eMac değil? a)eMac arkasında yer alan dev fanı nedeniyle herhangi bir pc den daha gürültülü çalışan bir makinadır. İlk satın aldığım eMac i gece bebeğimi uyandırması nedeniyle 1 hafta sonra satmıştım. Sonra bu olayı unutup 2.eMac imi aldım ve lakin evin salonunda oturn istanbuldan gelen misafirlerim bilgisayar odasından gelen sese aldanarak “hava alanı yakınlarda mı” diye sormuşlardı.
Ev kullanıcısı için olabilecek bir diğer alternaif ise 2. el bir G3 400 veya üzeri bir iMac tir. Oyun konusunda beklenen performansı veremesede DV 400 üzerine yüklenen bir Panter ile evde internet ve yazı işlerinizi son derece keyifle problemsizce yapabilirsiniz ? Ancak ev kullanıcı bile olsanız mac inize ve kendinize bir iyilik yapın ve ram inizi 256 nin ustune cikarmaya calisin

2-Yarı profesyonel kullanıcılar: (az yoğunluklu firmalar)
Genel olarak orta yada küçük çaplı işletmelerde ya zarureten yada alışkanlıktan mac kullanır bu grup kullanıcılar. Bir mac ve postscrip bir yazıcı işlerini görür genelde. Matbaa grafik atölyesi ,Fotoğraf stüdyoları vs sektördendirler. Bu grup için en uygun makinaları sırasıyla şöyle sıralayabiliriz Giriş seviyesindeki g4 olan eMac g4 (minumum 512 ram öneririm) Firmanın işlerinde hız önemli ise akla gelecek tek makina en cazip G5 olan G5 1.8 tek işlemcidir. Çift işlemciG5 1.8 ile arasındaki performans farkını ram ile en aza indirebilirsiniz i(minimum 1 gb ram öneririm) Monitör konusunda çok fazla yorum yapmayacağım ancak Lacie monitörler başarılı sonuçlar veriyor mac te. Bu grup eMac tercih etmeyecekse minimum 17″ monitör tercih etmelidir
Bu grup müşteride sunum yapabilmek ve iş yerinde yarım kalan işlerin evde tamamlanmasına yardımcı olması açısından 14″ monitörlü bir iBook tur. Ayrıca apple in yeni çıkan tüm taşınabilirlerinin büyük monitörlere bağlanabildiğini unutmayın. Yedekte duran bir G4 işlemcili makina çok değerlidir

3-Profesyonel Kullanıcılar (yoğunluk tempolu firmalar)
Orta ve büyük çaplı işletmeleri bu gruba dahil edebiliriz . Grafikerler, reklam ajansları, mimarlar, büyük matbaalar, Renk ayrımcılar, ses ve film ile profesyonelce ilgilenen kuruluşlar,Profesyonel Fotoğrafçılar, cad kullanıcıları vs.
Yoğun iş temposunun yanısıra ebatlı işlerin yürüdüğü bu tip firmalara önerilebilecek minimum mac modelimiz G5 1.8 Çift işlemcidir. Bu üst konfigurasyon macler için önereceğim minimum ram 1.25 gb tır. 3 bin kusur euro verip aldığınız bu makinalardan beklentilerinizi karşılayacak bir performans almadığınızı düşünüyorsanız mac inize biraz ram takviye edin ve keyfinini çıkarın unutmayın ki G5 inizin rami 8 Gb a kadar yükseltilebilir. (1.8 DP ise 4 gb a kadar yükseltilebilir) Bu kullanıcı gruplarına önerebileceğim minimum monitör 19″ tir . Burada önemli bir not düşmek istiyorum “doğru renk” e “baskıya yakın renk” e önem veren kullanıcılar asla TFT-LCD ekran almamalıdır.Bu ekranlar (apple bile olsa) renk başarımı konusunda CRT ekranların kalitesine asla yaklaşamazlar. Bu ekranlarda iş yaparker 90 derece açılı bakış açınızı bozarsanız düşündüğünüz -gördügünüz renk ile baskıda çıkan renk orasında çok ciddi farklar olduğunu göreceksiniz
bu tip kullanıcılar çin önerilebilecek bir diğer makina ise 17″ monitörlü bir Powerbooktur. Bu ürün iş yerinde tamamlanamayan işlerin gönüllü operatorlerce evde devam edilmesini sağlaması açısından değerlidir . Ayrıca müşteride yapılabilecek sunumlar için son derece kullanılışlıdır. (üstelikte karizmatik)

Elbette yukarıdaki öneriler benim 5 yıllk mac satıcılığım nedeniyle edindiğim deneyimlerin neticesinde dile getirilmiş şeylerdir. Bu öneriler herhangi bir bağlayıcılga haiz değildir. Ama bilinizki hiç bir deneyim kolay elde edilmiyor.

Eyl 25

Bu makale Nisan 2005 te Macline’da yayınlanmıştır. Makaleye ait görselleri kısa zamanda yükleyeceğim

Mac os x in yeni programlar geliştirmeye uygun altyapısı gün geçmiyorki yepyeni ve enteresan yazılımları karşımıza çıkarmasın
Rogue Amoeba Software (http://www.rogueamoeba.com) tarafından üretilen Nicecast isimli programda mac os x kullanan maclerimize yepyeni bir bir özellik katıyor. Mac os 10.3 yüklü olmaktan başka hiç bir sistem gereksinimine ihtiyac duymayan bu program evinizden ofisinizden son derece kolay bir biçimde internet radyosu yayını yapmanızı olanaklı kılıyor. Üstelik Rtük denetiminden bağımsız :) . internet bağlantınızın hızına güveniyorsanız sizi canlı yayına alalım

Kurulum
http://www.rogueamoeba.com/nicecast/download.php adresinden 3.9 mb lık dosyayı bilgisayarınıza yükleyin. dmg uzantılı dosyayı açarak programı applications klasorune kopyalayın ve program ikonuna tıklayarak açın. Karşınza (Resim1) Nicecast’in basit ve kullanılışlı penceresi gelecek

Ayarlar
Source sekmesi yayın sırasında kullanacağınz kaynağı belirlemek için kullanılacak bölümdür tıkladığınızda açılan penceredeki açılır menüden istediğiniz kaynağı seçebilirsiniz Applications seçeneği ile itunes,macamp vs programlar seçebileceğiniz gibi Audio device a tıklayarak bir ses giriş kaynağına sahipseniz kendi sesinizi yada cd çalarınızdaki müzikleri yayınlayabilirsiniz (Resim2)

İnfo sekmesinde ise sırasıyla radyonuza hangi ismi vermek istediğinizi hangi tarz yayın yaptığınız bilgilerini girerek kullanıcılara radyonuzun tanıtımına ilişkin bilgileri sunabilirsiniz (Resim3)

Quality sekmesindeki ayarlarımız son derece önemli. Hala çok kötü bir internet altyapısına sahip olan ülkemizde bu kadar basit bir programın bile lüks olması bence ttnet için son derece utandırıcı bir durum. Yazıyı yazdığım ve programın denemelerini yaptığım işyerimdeki 256/64 kpbs bağlantımla yaptığım deneme yayınlarında ses kalitesini düşürmek suretiyle dinleyici arkadaşlarımı tatmin eden bir yayın yapabildim ancak dinleyici sayısı 2 yi geçtiğinde yayın ne yazikki kesintilere uğradı

Sırasıyla ayarlarımıza geçelim Preset sekmesi ile Bağlantı tipimizi seçiyoruz . Oradaki seçenekler Türkiye için çok fazla geçerlilik taşımıyor çünkü yurtdışındaki low(dsl/cable) seçeneği ne yazikki 1-4 mb ve arasindaki bir bağlantı tipini ifade etmektedir . Buna rağmen ben bağlantı tipi olarak low dsl/cable i seçtim sizde bağlantı tipinizin durumuna göre buradaki ayarlarınızı yapınız . Ancak unutmayınki bağlantınız ne kadar yavaşsa yapacağınız müzik yayınının kalitesi düşecektir. Elbette yüksek kalite yayın yapmakta mümkün ama unutmayınki bu durumda yayın sürekli kesintiye uğrayacaktır. Bağlantı tipinizi seçtiğinizde program otomatik olarak yayın kalitesini belirler ancak siz isterseniz özel ayarlar yapabilirsiniz . Benimki gibi 256/64 k lık bir bağlantıya sahipseniz size önereceğim yayın tipi Resim4 teki gibi olmalıdır. Yayını sadece yerel ağınız için yapacaksanız Higher(intranet/lan) seçeneğini kullanamanızı öneririm. 7 Mac in kurulu olduğu bir ağda yaptığım denemeler son derece başarılı sonuçlar verdi

Share sekmesinde ise Radyonuzun internet ve yerel ağdaki adresini görebilirsiniz Ancak burada bir parantez açarak önemli bir ayrıntı ayarına değinmek istiyorum. Nicecast yayın için 8000. portu kullanır gittikçe yaygınlaşan adsl yada kablo internet kullanıcısı iseniz modeminiz deki advanced ayarlardan 8000. portu açmalısınız
benim Asus marka DSL modemimde bu Ayar kısaca soyle yapılıyor advanced>port forwarding>user>new rule Resim5 teki ayarları yaptıktan sonra apply ve bu rule yi add yaparak applied ruleslerin arasına alın yaptığınız ayarları kaydettikten sonra modeminizi yeniden başlatın. Böylece 8000. port u kullanarak yayınınızı tüm dunyaya açabilirsiniz. Yerel ağınızda yayın yapmayı düşünüyorsanız bu ayarı yapmanız gerekmemektedir.

Eğer share sekmesinin altındaki Adress bilgilerinin altında İnternet ve local adresleri http ile değil de localhost // olarak gorunuyorsa menubar a gelerek window seçeneğinden show server i tıklayın . Öncelikle kenar pencerede açılan Servers seçeneğine Built-in bir server oluşturun Sonra ana penceredeki Built in sekmesine geçerek adress kısmının karşısındaki automatic i seçili hale getirin global ip niz otomatik olarak boş kutucuğa gelecektir port kısmına dokunmayın Listener limits ile aynı anda maksimum kaç kullanıcının sizi dinleyebileceğini belirleyen sayıyı girin. Status yazan kısmın karşısındaki kısmı start stop ile acvite hale getirin sonra bu pencereyi kapatarak share sekmesine dönün. Resim6

Orada sırasıyla iki ayrı adres göreceksiniz birinci adres internetteki yayın adresinizi gösterir ki. Radyonuzu dinletmek istediğiniz kişilere bu adresi doğrudan copy ile yollayabilir yada save butonunu tıklayarak elde edeceğiniz pls uzantılı dosyayı onlara yollayabilirsiniz. Her ikisin de aynı kapıya çıkar. Bu pls dosyasını sabit bir internet adresine yükleyip her ip niz değiştikçe bu dosyayı da yenilerseniz kullanıcılar radyonuza ulaşabilir. Aksi takdirde sabit bir ip niz yoksa ve ip niz değişince kullanıcılar size ulaşamaz. Programı 40 dolar vererek satın alırsınaz bu zahmetten kurtuluyorsunuz. Share sekmesine tıkladığınızda en altta çıkan list on macsterams.com kutucuğunu sadece lisanslı kullanıcılarına sunan programı satın almanız durumunda radyonuzun bilgileri ip niz değişse bile www.macstreams.com adresinde sürekli güncel olarak tutulacaktır ayrıca Resim7 de görüldüğü gibi listen linkine tıklandığında doğrudan dinlenebilecektir

Sözünü ettiğim ayarları tam olarak yaptıysanız sağ altta bulunan server checker kısmındaki butona tıtklayarak yayınınızın internete açık olup olmadığını denetleyin . Yaptığı işlem sonunda Resim6 deki bir pencere açılıyorsa radyonuzu interneti olan herkese dinletebilirsiniz demektir . Ancak error mesajı alıyorsanız bilinizki port forwarding ayarlarınızda problem vardır. Yani global ip nize gelen istek 8000. portunuz kapalı olduğu için local ip nize iletilemediği için dinleyici size ulaşamayacaktır (Global-local ip ile ilgili ayrıntılı bilgi için bakınız Macline Mart KDX yazım)

Bir diğer sekmemiz ise Effects. Bu sekmeyi kullanarak çaldığımız parçaya çeşitli ses efektleri uygulayabileceğiniz gibi kendi sesimizide yayına dahil edebiliriz.Ancak bu bolümü kullanabilmek için yazılımı satın almış olmanız gerekiyor yayını keserek ara sunum yapabilir yada yayının akışına dahil olabiliriz. Bunun için bir kaç alternatif var. Nisan sayısında anlattığım Skype i kullanarak bunu yapmayı tercih ettim. Skype için kullandığım ses girişini (plantronics headset) bilgisayarıma bağladıktan sonra Skype da ses girişi olarak pereferencesten bu headset i giriş kanalı olarak belirledim . Sizde bu bölümdeki uygun ayarı yaptıktan sonra efects sekmesini tıkladığınızda açılan yeni pencereye sağ mouse ile tıklayarak sırasıyla 4FX Effect>VoiceOver ı tıklayın (resim9) pencerinin üzerine gelen Voiceover efekt pencereciğinin üzerindeki editörü açın ve gerekli ayarları yapın . (Resim10) Konuşurken müziğin arkadan gelmesini istiyorsanız crossfade i orta seviyede tutun. Start düğmesine tıklayarak yayına sesinizi dahil edebilirsiniz Bu özelligi kullanabilmek için ayrıca Nicecast in file menüsündeki install extras ı gerçekleştirmelisiniz.

Kolay kullanıma sahip program ile ilgili ayrıntılı teknik destek için Help menüsündeki Nicecast Manueli kullanabilirsiniz . çok ayrıntılı açıklamaların yer aldığı yardım dosyası burada sözünü edemediğim diğer özelliklerle ilişkin son derece bilgi verici bir içeriğe sahip
Küçük bir not sınırlı Adsl kullanıcıları yayın yaparken limitlerinden harcadıklarını göz önünde bulundurmalıdırlar
Hepinize iyi yayınlar :)

Eyl 25

Bu makale 02/02/2005 tarihinde kaleme alınmıştır. İlk olarak www.turkmac.com da yayınlanmıştır
Dar Alanda Kısa paslaşmalar

Mac dergilerine her zaman hayıflanmışımdır “Mac sadece grafikerlerin bilgisayarı olarak değerlendirilip öyle dergi çıkarıyorlar bu çok yanlış ” diye. İşin aslı adamlar haklı.

Akraba ve dost çevremdeki bilgisayar kullanıcılarının baz alarak mini bir araştırma yaptım (serde toplumbilimcilik varya) Bu mini dev araştırma bana çok acı bir gerçeği tüm komikliği ile gösterdi ki çevremdeki ev kullanıcıları içinde sadece 1 kişi mac kullanıyor-o da ben- (toplam denek sayısı 45 tir ve denekler morfolojik,ekonomik ve sosyolojik olarak çeşitlilik gösterdiklerinden araştırmamız sonuçları ayrıntılı bir sınıflandırma olarak sunamamaktan çok üzgündür)

“Bilgisayarcı” olduğumu bilen akraba-u talukat “e artık bizimde bilgisayar alma zamanız geldi” diyince ilk iş telefona sarılıp beni ararlar
-Yahu Nejdetciğim bize bir bilgisayar lazım. (iç ses) buyur çık işin içinden..
-Dayıcığım biz Apple Macintosh satıyoruz öbürlerini satmam ben (satmam pisileri elimi sürmem hatta)
-e ama yiğen biz matbaacı değilizki metinkoş alalım
-Dayıcığım metinkoş değil Macintosh
-Her neyse. Bak şimdi benim oğlan büyüdü internete girecek dersi olmadığı zamanda oyun oynayacak. Bi bilgisayar ayarla bize
-Dayıcım benim sattığım bilgisayarlar da bu işe yarar ama biraz pahalıdır
-Olsun biraz pahalıysa problem değil .. Ne kadar pahalı?
–Eeee dayıcım en ucuzu 1400 dolar
-Çüş
-…Dayıcığım bu bilgisayarlar pahalı ama yıllarca kullanırsın sorun çıkarmaz başını ağrıtmaz çok stabil bilgisayarlardır,istediğin her şeyi yapar, kullanımı çok kolaydır hatta dolma bile saranı var bunların!
-Tamam Nejdetcim bizim memedin oğlu öbür bilgisayarlardan satıyordu dur onu arıyım ben…
-Dayıcığım kapatma bak ben bu bilgisayardan hepi topu 100 dolar kazanıyorum onuda almayayım senden ama bu bilgisayardan al bunlar çok iyi maki..
-dıt dıt dıt dıııt…

Her ne kadar Apple destek işi yapıyorsamda; grafikle, baskı öncesiyle yada film veya müzikle hiç bir ilgim olmadı mac imi kullanırken. Ben tipik bir Ev kullanıcısıyım

Ev kullanıcısı necidir? ne iş yapar? niye bilgisayar alır ? Bunun cevabını soyu tükenmekte olan macintoshu olan ev kullanıcıları biliyor. Profesyoneller mac kullanıcıları da biliyor aslında bu sorunun cevabını :iş aralarında yaptığımız kaçamaklardır ev kullanıcısının bilgisayarla münasebeti. Ya oyun oynarız ya internette gezeriz ya sohbet ederiz yada film izleriz

Her meslek ve yaş grubundandır bu ev kullanıcıları çoklukla 5-60 yaş arasındadırlar ki ülke nufusunun hepi topu bunlardan ibaret desek yeridir. Her işi yaparlar o yüzden avukatı, ev hanımı öğrencisi işsizi…
Niye bilgisayar alırlar ?:Bilgisayar almak moda olmuşturda ondan yahut çocukların dersi için ve ya internette engin denizlere açılmak için

Sanılanın ve zikredilenin aksine ben Maclerimizin asıl hedef kitlesinin ev kullanıcıları olduğuna inandım hep. “Gelişmekte olan” gibi güdük bir ekonomik toplum tipi içinde sayılan Türkiyede önümüzdeki 25 yıl içinde en çok satılacak şeylerden biri bilgisayar olacaktır. Bilgisayarın bu kadar yaşamımıza girdiği günümüzde insanların en çok ihtiyaç duyduğu şey daha kaliteli ,daha stabil,daha insana yakın bilgisayarlardır. Bu da ancak Apple ile mümkün…

Peki Apple Türkiye yani Bilkom mac lerimizi ev yada ofis kullanıcılarına kullandırabilmek adına hangi çabaya girişmiştir? Apple ı çok yakından izleyen biri olarak bunun cevabını hemen vereyim :hiç! (aslında bu hiç, çaba gösterildiyse bile ortaya çıkan sonucun tanımlanmasıdır ne yazikki)

Bilkom un Koç tarafından satın alınmasından sonra bir hayli sevinmiş Türkiyede de bir TV reklamı kampanyasına başlanabilme ihtimalini olasılıklar içinde görmüştüm Ama 5-6 ay kadar önce gördüğüm (popüler tek apple markası olan) ipod un reklamından başka reklama ne yazikki rastlayamadık. (eskiden reklam filmlerindeki evlerde iMac görürdük ona bile sevinirdik -artık o da yok)

Ya da Mac os X ile birlikte mac lerin internet “güdüklüğü”nün neredeyse tamamen ortadan kalktığı kaç ev kullanıcısına anlatılabilmiştir. Macintoshlarımızla oyun oynanabileceğini biliyoruz üstelik en son sürüm oyunların bir çoğunun mac versiyonlarınıda bencileyin internet canavarı olan mutlu bir azınlık oynamaktayız. Ancak başını yaptığı işten kaldıramayan grafiker vs arkadaşlar için hangi firma neden oyun getirme zahmetine katlansınki. Bırakın onu yılda bir tane satacak oyunu hangi korsan cd ci kopyalayıp maccilerimizin hizmetine sunsunki. Bİr vaikit “du bakali ne çıkacak” diye kadıköydeki meşhur işhanının onundeki simsara Macintosh için oyun varmı ?deyu sormuş “var abi” cevabı alınca şaşkın bir vaziyette elemanın sotesine giderek 1985 model mac oyunlarıyla karşılaşınca haaa diyivermiştim
Bilkom bir vakit “bakın mac tede oyun oynanıyor” demek adına 10 çeşit kadar oyun getirmiş bunları 70 dolar gibi absürd fiyatlara satmaya çalışmıştı ki bence bilkomun asıl yapması gereken oyun oynayacak kitleye makına satabilme yollarını aramaktır.Sen evlere emacleri doldur gör bak kaç yüz çeşit oyun hipermarketlerin raflarında yer alır.

Geçen sene bir gazetede denk geldiğim bir araştırmaya göre Türkiyede şu anda 40 aileden biri bilgisayara sahip en iyi olasılıkla bu oran bu sene 30 aileden biridir
http://www.realist.gen.tr/haber/7677/ sitesinden alıntı yaptığım aşağıdaki oranlarda bir hayli ilginç yazının tamamını okumanızı tavsiye ederim.Türkiyede bilgisayar ve internet kullanıcıları profiline ilişkin çıkan sonuçlar kanımca Pazarlama stratejileri açısından çok değerli bilgiler içeriyor “Bu arada DİE’nin araştırmasına katılanların yüzde 76.42’sinin bilgisayar, yüzde 81.15′inin ise interneti hiç kullanmadığı ortaya çıktı.”

Bir toplumbilimci ve bir apple tutkunu olarak mac os kullanan bilgisayarların yaygınlaşmasını toplumsal gelişme ve iyileşme olarak değerlendiriyorum.

Apple ların yaygınlaşabilmesi için benimde nacizane bir kaç tespitim var Bilkom buna katalır yada katılmaz ciddiye alır yada almaz bilmem ama söylemezsem şişerim.

Her yıl yapılan araştırmalarda dünyanın en değerli 10 markasından biri seçilen Apple ın Türkiye temsilcisi Bilkom bir stratejk bir araştırma kurumuyla çalışıyormu bilmiyorum ama şu sorulara cevap verecek bir araştırma yaptırırsa ne kadar dar bir açıyla ne kadar dar bir çerçevede çalıştığını görecektir (tez zamanda da benim heykelimi yaptırmak için müraacat edecektir): Ev kullanıcısı necidir? Ne iş yapar? Niye bilgisayar alır ? Türkiyede kac evde bilgisayar var? Evinde bilgisayar olmayanların kaçı yakın zamanda bilgisayar almayı tasarlıyor? Hiç mac os x gördünüz mü ? Hiç mac os x kullandınız mı ? Mac os x nedir ? (Buyrun cenaze namazına)

Peki Koç un onca stratejisyeni ve ekonomisti bunları neden mi düşünemiyor? Hiç mac kullanmamış olmalarındandır emin olun..

Üzülerek görüyorumki Bilkom un mac leri ev kullanıcılarına yada ofis kullanıcılarına tanıtma yada satın almaya ikna edici şeyler yapmayla ilgili hiç bir tasarısı bulunmamaktadır.Bilkomun bünyesindeki çok değerli üstadlarımızında bu tip bir kaygısı olduğunu sanmıyorum çünkü açıkça söylemek gerekirse günü kurtarmak onlar için şu anda asıl olan. Dar alanda kısa paslaşmalar sürüp gidiyor Bilkomda. Ajanslar Bilkoma, Bilkom Ajanslara atıp duruyor pası… Türk toplumunun asal problemlerinden biri olan çok kısa vadeli hedeflere yönelme temel sorun ne yazık ki

Buna hep üzülsemde canımın içi güzelim macler bir kaç sektörün dışında ne yazikki kullanılmıyor. Sizde bir düşünün evinde mac olan mesleği grafikerlik, mimarlık, ve hepimizin bildiği mac kullanan benzeri sektörden olmayan kaç kişi tanıyorsunuz ? Birde çevrenizde kaç kişinin evinde internet ve oyun oynamak için yada bürosunda muhasebe tutmak için mac kullandığını düşünün!!

Dar alanda kısa paslaşmalar la mac benim hayal ettiğim yere gelemeyecek bunu biliyorum ama her koşulda mac imi seviyorum

Bu yazıyı 2 ocak akşamı bitirmiş ertesi gün redaksiyonnu yaparak dergiye yollamak üzere hazırlanmıştım. Ertesi günkü Hürriyet gazetisi köşe yazarlarından Ali Atıf Bir’ in yazısına rastlayınca “sanırım haklıyım” dedim kendi kendime Yazıda ne mi yazıyor ?

Yazıyı Aynen aşağıda aktarıyorum
“Windows İmparatorluğu çöküyor mu?

İçinizden ‘Nasıl olur bu ya..’ dediniz değil mi? Aklınızı benim gibi sizin de Windows tabanlı PC almış. Windows imparatorluğu’nun kolay kolay çökmeyeceğini sanıyorsunuz. Ama kazın ayağı öyle değil..Mac kullanıcılarının sayısı tüm dünyada hızla artıyor. Bunun nedeni de Apple’ın yeni geliştirdiği iMac modeli. Kullanıcıları iMac’i ‘mükemmel’ olarak tanımlıyorlar. iMac çok güçlü bir işlemci kullanıyor, G5. Fiyatı da aynı kategorideki Windows tabanlı bilgisayarlardan ucuz. Daha da önemlisi mevcut Mac işletim sistemine hiçbir virüs işlemiyor. Biz bunları Türkiye’de niye bilmiyoruz? Apple’cılar uyuyor mu? “