preload
Kas 20

Sevgili Kardeşim Neslihan’dan doğum günümde gelen mesaj

“Dostum dostum güzel dostum”

Hayatımımda değerlerim dediğim en güzel kavramları senin sayende edindim.dostluk,paylaşım, adam gibi sevmek,türkü söylerken dinleyenlerin avucuna yürek koymayı,kızdınmı gürlemeyi sevindinmi kahkahalar atmayı yani insana dair ne varsa insanca yapmayı hep senden öğrendim.sen benim Nejdet Abimdin..Abimdin ya ötesi var mı…
Continue reading »

Eyl 28

Eksiğinin biri sevmemekse insanın
sevdiğini söyleyememektedir öteki de!
Bütün yalnızlıkları bana bıraktın,
Gel ki özlemler suya insin seninle…

Dörtlük: Hüseyin Atabaş

Ağu 31

Bu gün pazartesi
Ayrılığın ilk ertesi
Yokluğun birinci haftasını deviriyor
Hasretin yüreğimi

Bu gün pazartesi
Ankaranın melun sokakları boş
Nereye dönsem kokunu buluyorum neyi dinlesem yüzünü

Saat öğleni gösteriyor işte şimdiler gelme vaktin
Bu gün gelmeyeceksin biliyorum
Ama ben bir babanın oğlunun üzerini örtmesi gibi
Seninle yürüdüğüm sokakları hasretinle örtüyorum

Bana bıraktığın elbiseyi çıkardım az önce çekmeceden
Yitmesin diye kokusu bu kez de çıkaramadım poşetinden
Özleminde kayboluyor koskoca bir gün
Ağustos bitiyor bu gün can şenliğim
Bu gün pazartesi

29 Ağustos 2006 ANKARA

Tem 06

Çok zor ama çok zor günler geçiriyordum 4-5 aydır. Daha kötüsü olabilir mi acaba diye çok kereler düşündüm. Ama düşündüğüm zamanlarda bile batmaya devam ediyordum. Hep daha kötüye gidiyordu.

Sonunda dibe değdi ayaklarım ve tüm gücümle ittim kendimi yukarı.

Işık görünüyor
ışık
görünüyor
IŞIK
GÖRÜNÜYOR

Tem 02

Ne güzelmiş dostluk için akan gözyaşının tadı…

DOSTTAN GELEN

“Selam olsun bu yazım sana… her nekadar kacar durumda olsanda -belki de bu durum benim kadınlık hüsnü kuruntum- benim buna izin vermem imkansız..

iyi oldugun ve herseyin yolunda oldugu konusunda endiseleniyorum… temennim, iyi olmasıdır tabiki..

tanıdıgım en mükemmel insansın. -iltifat degil kesinlikle- bu sebepten dolayı seni kırmak, üzmek istemem.. beni yanlıs anlamanı da istemem… aramızda bir sogukluk oldugunun farkındayım… sebebi de sanırım son konusmamızda ortaya cıkan konu.. ama bak hatalarımı düzelttim, artık sen diye hitap ediyorum…

belki de bu yazım cok sacma gelecektir sana… onca ugrasın, derdin arasında off bee diyebilirsin…

beni üzen de bu iste.. en kötü anlarında senin yanında olamamak.. hatamı anlıyorum… af diliyorum…

sevgiler…”

——————————-

VE ONA GİDEN

“Sevgili Dostum,

Kaçmıyorum senden.

Yalnızca seni kırmak istemediğimden sen geldiğinde susuyorum. Çünkü çok üzgün zamanlarım da bir dost sıcaklığı bekledim senden. Belki göz yaşlarıma dokunabilecek bir kadın eli… Olmadın o yüzden kırgındım sana…

Çok ama çok zor günler geçirdim. Oğlumu ne kadar çok sevdiğimi en iyi bilenlerdensin ve ben oğlumu 58 gün göremedim. Ama geçti düzeliyor… Daha da iyi olacak elbette… Benden aldıkları elbet bir iz bırakacak ama sürüyor işte içine tükürdüğümün yaşamı..

“Sen” beklentime karşılık vermemiş olmana kızmadım. Yalnızlığıma “Siz” soğukluğu ile yazdığın için buruldum sadece. Oysa benim Ankara’da oğlumdan başkta hiç kimsemin olmadığını biliyordunuz… Sarılıp ağlayacağım tek adam da askerdi işte…

Yazdıkların saçma gelmedi sevgili dostum, aksine çok uzun zamandır sana yazmak istediğim bana yazmanı istediğim şeylerdi bunlar.

Üzülme artık. Dostluğumuz en sıcak haliyle duruyor bıraktığımız yerde.

O günü hatırlayarak yazdım bunları ve gözyaşlarıma engel olamadım. Ne güzelmiş dostluk için akan gözyaşının tadı…

Sevgiyle

Nejdet
——————-